| YAZIM İMLA KURALLARI VE NOKTALAMA İŞARETLERİ |
|
|
|
|
YAZIM (İMLA) KURALLARI a. Büyük Harflerin Yazımı Türk alfabesinde harflerin küçük ve büyük biçimleri vardır. Yazı dilinde yaygın olarak küçük harfler kullanılır. Ancak bazı yerlerde de büyük harfler kullanılır. Büyük harflerin kullanıldığı yerler şunlardır: * Cümle başları büyük harfle başlar. * Gülen adamın nerede başlayıp nerede bittiği hiç bilinmezdi. Halikarnas Balıkçısı * Annem usulca sokuldu yanıma. Nursel Duruel * Yanaklarımıza, gözlerimize gül yaprağı konuyor. Nursel Duruel. *şiirde dizeler büyük harfle başlar * Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç Yahya Kemal Beyatlı * Geceleyin bir ses böler uykumu İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin? Ahmet Kutsi Tecer * Bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine Ali Mümtaz Arolat Ancak günümüz edebiyatında modern şiir akımının etkisiyle küçük harfle başlayan dizeler ve vardır. renkler güneşten çıktılar renkler güneşe girdiler renkler güneşsiz öldüler ne renk gerek bana ne renksizlik Asaf Halet Çelebi * Belli bir tarih bildiren ay, gün adları büyük harfle başlar. 30 Ağustos 1922 23 Ekim 1923 Cuma günü * Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar: Giriş, Çıkış, Başkan, Doktor vb. Ancak birkaç sözcükten oluşanların ilk sözcüğü büyük harfle, diğerleri küçük harfle başlar. Dolmuş durağı, şehirler arası telefon vb. Sayılardan sonra gelen sözcükler küçük harfle yazılır. III. kat, III. sınıf, I. blok vb. * Özel adlar büyük harfle başlar 1. Kişi adları ve soyadları büyük harfle başlar. Mustafa Kemal Atatürk, Ahmet Hamdi Tanpınar, Karacaoğlan, Gevheri, Yunus Emre vb. Ayrıca takma adlar da büyük harfle başlar Fuzulî (Mehmet), Muhibbî (Kanuni Sultan Süleyman), Hatî (fiah İsmail), Ankaralı Âşık Ömer (Behçet Kemal Çağlar) vb. 2. Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar ve meslek adları büyük harfle başlar. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Sayın Ali Kaya, Ahmet Bey, Dursun Efendi, Doktor Behcet Uz, Mareşal Fevzi Çakmak, Prof. Dr. Talât Tekin, Deli İbrahim, Avcı Mehmet Paşa vb. * Sayıların Yazımıyla İlgili Kurallar 1. Sayılar rakamla da yazıyla da yazılabilir. Bununla ilgili kesin bir kural olmamakla beraber uygulamada edebî karakter gösteren sayılar yazıyla yazılır. * Otuz beş yaş şiirini çok severim. * İki hafta sonra mahalleden taşınacağız. * Geleli üç ay oluyor. Buna karşılık ölçü ve istatistiksel veri ifade eden sayılar rakamla yazılır. 100 lira, 15 kilogram, 20 metre, 150 kilometre Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla da yazılabilir. On ikiye beş kala, beşe çeyrek kala, yediyi on üç geçe vb. 2. Sıra sayıları rakamla da yazıyla da yazılabilir. Rakamla yazıldığında, rakamdan sonra nokta konur veya rakamdan sonra kesme işareti konularak ek yazıyla yazılır. 3. gün, 5. sıra, 6. madde; 3’üncü gün, 5’inci sıra, 6’ıncı madde vb. 3. Üleştirme sayıları yazıyla gösterilir İkişer, üçer, onar, beşer beşer, ikişer ikişer vb. 4. Birden fazla sözcükten oluşan sayılar ayrı yazılır. Bir yıl üç yüz altmış beş gündür. saat dokuzu beş geçe vb. 5. Sayılarda kesirler virgül ile ayrılır. 8, 2 ( tam onda 2), 15, 5 (15 tam onda 5) vb. * Ek olan- ki ile bağlaç olan “ki”nin yazımı * Türkçede ek olan- ki kendisinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır. Sınıftaki çocuk, sinemadaki film, elindeki kitap vb. Ek olan- ki nesneye aitlik kavramı verir ve ünlü uyumuna uymaz. Ancak çok az sayıda sözcükte ünlü uyumuna uyduğu da görülür. dünkü gazete, bugünkü haber, öbürkü gün vb. Bağlaç olan “ki” bağımsız bir sözcük olarak daima ayrı yazılır. Atatürk diyor ki “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” Soğuk su içme ki hasta olmayasın. Bir de baktım ki kimse kalmamış. Ben yorulmadım ki. Hükümdar adları 3. Selim, 3. Ahmet 2. Murat, vb. yazılır. Selim 3, Ahmet 3, Murat 2 gibi yazılmaz. * Ek olan -de ile bağlaç olan “de”nin yazımı: * Türkçede ek olan -de kendisinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır. Elinde mavi bir çanta vardı. Etrafında kimse yoktu. Ne ben senin köyünde edebilirim, ne sen benim obamda. Sabahattin Ali Cümle içinde dahi anlamına gelen “de, da” bağlacı bağımsız bir sözcük olarak ayrı yazılır. Gel Osman’ım, otur da yemek ye. Yaşar Kemal Zeynep akıl etti de başına bir kova su döktü. Yaşar Kemal Ek olan - de, bağlı olduğu sözcüğün son hecesine ünsüz benzeşmesi bakımından uyar. - de / - da ekleri -te / -ta’ya dönüşür. Sokakta yalnız yürüyordu. Aradıklarını bu kitapta bulabilirsin. * Soru edatı “mi”nin yazımı: Soru edatı mi ünlü uyumuna göre mı, mi; mu, mü biçimine girer *Soru edatı olan “mi” daima kendisinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır. - Gene uyanmadı mı? - Uyanmıyor işte uyanmıyor, öldürüyüm mü? Yaşar Kemal * mi edatı kendisinden sonra gelen eklerle bitişik yazılır. Yarın geziye gidece misin? Kitapçıdan bana da bir dergi alır mısınız? Geleceğini hiç mi düşün müyorsun? Ben çocuk muyum? Birleşik Sözcüklerin Oluşumu: Her dilde bilimsel gelişmelere paralel olarak yeni sözcükler, kavramlar ve terimler üretilir. Sözcük üretme yöntemlerinden biri de birleştirmedir. Birleştirme yönteminde en az iki sözcük bir araya gelip birleşerek kendi anlamlarının dışında yeni anlamda bir sözcük oluşturur. Çanakkale, Pamukkale, hanımeli, sivrisinek açıkgöz, akbaba, imambayıldı, gökkuşağı vb. Yukarıdaki örnekler incelendiğinde, Çanak-kale, Pamuk-kale, hanım-eli, ak-baba vb. iki ayrı sözcükten meydana geldiği ve iki ayrı sözcüğün kendi anlamları dışında yeni anlamda bir sözcük oluşturduğu görülür. Türkçede birleşik sözcükler şu yollarla oluşturulur. 1. İki sözcüğün araya ek alamayacak biçimde birleşmesiyle oluşurlar. Yukarıda örneklerde gördüğümüz açıkgöz ve hanımeli sözcüklerini inceleyelim. Açıkgöz “uyanık, çıkarını düşünen kişi” demektir. Açık ile göz sözcükleri birleşerek yeni anlamlı bir sözcük oluşturmuştur. Hanımeli “bir çiçek” adıdır. Aynı sözcük hanım eli biçiminde yazılırsa isim tamlaması olur. 2. En az birisinin gerçek anlamının dışında kullanılmasıyla oluşurlar. ateşböceği, yerelması, adamotu vb. 3. Ses aşınmasıyla (ünlü düşmesiyle) oluşurlar cuma-ertesi cumartesi kahve-altı kahvaltı pazar- ertesi pazartesi vb. 4. Bazı bilim ve teknik alanda oluşturulanlar. Bazı bilim ve teknik alanda oluşturulan birleşik sözcükler, ilk anlamlarından farklı bir anlamda kullanılır. akciğer, suçüstü, buzdolabı, bilinçaltı, bilirkişi vb. Birleşik Sözcüklerin Yazımı: Birleşik sözcüklerin bir kısmı bitişik bir kısmı da ayrı yazılır. Bitişik yazılanlara bitişik sözcük denir. A. Bitişik yazılan birleşik sözcükler 1. Ses düşmesine (aşınmasına) uğrayan birleşik sözcükler bitişik yazılır. kahve-altı - kahvaltı pazar- ertesi - pazartesi sütlü-aş - sütlaç ne asıl - nasıl kayın-ana - kaynana vb. 2. Dilimize Arapçadan giren azil (azl), emir (emr), hüküm (hükm), nakil (nkl) vb. sözcükler etmek, edilmek, olmak, olunmak, eylemek yardımcı fiilleriyle kullanıldıkları zaman bitişik yazılır. azletmek, emretmek, hükmolunmak, nakletmek vb. 3. Dilimize Arapçadan giren af (afv), his (hiss), ret (redd), zan (zann), zem (zemm) gibi sözcükler etmek, edilmek, olmak, olunmak, eylemek yardımcı fiilleriyle birleştikleri zaman bitişik yazılır.affetmek, hissetmek, reddolunmak, zannetmek, zemmetmek vb. 4. Vurgusu son heceye kaymış birleşik sözcükler bitişik yazılır. Babayiğit, boşboğaz, büyükbaş, önayak (olmak), karagöz (balığı), küçükbaş (hayvan), darmadağınık, karmakarışık vb. 5. Birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğrayan birleşik sözcükler bitişik yazılır. aslanağı (bitki), gelinparmağı (üzüm), aslanpençesi (bitki), kuşburnu (bitki), deveboynu (boru), itdirseği (arpacık), kızılkanat (balık) vb. 6. Birleşik fiiller bitişik yazılır düşünebilmek, yapabilmek, uyuyakalmak, gidedurmak, çıkagelmek, uçuvermek vb. 7. Bir veya iki ögesi emir kipiyle kurulan birleşik sözcükler bitişik yazılır alaşağı (etmek), sıkboğaz, kaçgöç, yapboz, yazboz vb. 8. Sıfat-fiil gruplarıyla kurulan birleşik sözcükler bitişik yazılır. ağaçkakan, buzkıran, çöpçatan, gökdelen, yolgeçen, sanatsever, uçaksavar, yurtsever vb. 9. Hayvan, bitki, organ ve çeşitli nesne adlarıyla kurulan, içinde renk adı geçen veya renk adı geçmeyen renk adları bitişik yazılır. balköpüğü, kavuniçi, gülkurusu, camgöbeği, tavşanağzı, vişneçürüğü, yavruağzı, 10. Renk adlarıyla kurulan ve bitişik, hayvan veya hastalık türlerinden birini gösteren birleşik sözcükler bitişik yazılır. aksöğüt, karadut, akkuş, karakuş, alabalık, karaçalı, kızılağaç. 11. İki veya daha çok sözcüğün birleşmesiyle oluşan kişi adları, soyadları ile yer ve şehir adları bitişik yazılır. Alper, Abasıyanık, Adıvar, Karaosmanoğlu, Tanpınar, Yurdakul, Yirmisekiz Çelebi Mehmet, Çanakkale, Eskişehir, Beypazarı, Şereşikoçhisar, İncesu, Akçay, Konutkent, Çayyolu, Batıkent 12. Her iki ögesi asli anlamını koruduğu hâlde yaygın bir şekilde gelenekleşmiş olan sözcükler bitişik yazılır. başçavuş, başfiyat, başbakan, başöğretmen, başhekim, başkent, binbaşı, onbaşı, dayıoğlu, eloğlu, elkızı, amcakızı, ağabey, beyefendi vb. B. Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler 1. Etmek, edilmek, olmak, olunmak vb. yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiillerde, isim herhangi bir ses düşmesine uğramazsa bu tür birleşik fiiller ayrı yazılır. arz etmek, alay etmek, not etmek söz etmek, yok olmak, ilan etmek vb. 2. Birleşme sırasında anlam değişikliği olmayanlar ayrı yazılır. ada balığı, kırlangıç balığı, iskele kuşu, Ankara keçisi, ardıç otu, sakız ağacı, ateş çiçeği, kuş üzümü, çavuş üzümü, kuru fasulye vb. 3. Sıfat tamlaması yapısındaki birleşik sözcükler ayrı yazılır. akar amber, çalar saat, döner ayna, döner kapı, yatar koltuk, çıkmaz sokak, yazar kasa, görünmez kaza vb. 4. Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş olan isim ve sıfat tamlaması durumundaki bitişik sözcükler ayrı yazılır. gül rengi, gümüş rengi, ateş kırmızısı, boncuk mavisi, açık mavi, koyu mavi, koyu yeşil vb. Birleşik sözcükler ile ayrı yazılan birleşik sözcükler için Türk Dil Kurumu yayınlarından Yazım Kılavuzu’na bakınız. D. NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazıda duygu, düşünce ve isteklerin kolayca anlaşılması için birtakım işaretler kullanılır. Bu işaretlere noktalama işaretleri denir. Noktalama işaretleri yazıda sözün anlam gücünü artırmak ve sözün vurgu, ton gibi özelliklerini belirtmek üzere kullanılır. Belli başlı noktalama işaretleri şunlardır: a. Nokta (.) : *Nokta bir duygu, düşünce ve isteği tam olarak anlatan cümlenin sonuna konur. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi. Ak akçe kara gün içindir. Hepsinin gözleri güzeldir. * Kısaltmalardan sonra kullanılır. Prof. (profesör), Dr. (Doktor), Cad. (Cadde), Alb. (Albay) T. (Türkçe), Fr. (Fransızca) vb. Ancak bazı kısatmalardan sonra nokta kullanılmaz. TDK (Türk Dil Kurumu) TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) MEB (Millî Eğitim Bakanlığı) vb. * (i)nci anlamında sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılır. IV. Murat, II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet), 20. cadde, 21. yüzyıl * Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırmak için kullanılır. 1.6.2006, 19.5.1919, 1.10.2006 Tarihlerde ay adı yazıyla gösterildiğinde araya nokta konmaz. 1 Haziran 2006, 19 Mayıs 1919, 1 Ekim 2006 * Bir yazıda madde numaralarından sonra konur. I. 1. A. a. II. 2. B. b. b. Virgül (,) : *Bir cümlede arka arkaya sıralanan eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmak için kullanılır. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar? Sait Faik Abasıyanık * Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır. O gün bu gündür dülger balığı, denizlerin görünüşü pek dehşetli, fakat huyu pek uysal, pek zavallı bir yaratığıdır. Sait Faik Abasıyanık * Uzun cümlelerde yüklemden uzak kalan ögeleri belirtmek için kullanılır. * Cümle içinde ara sözleri ayırmak için kullanılır. Şimdi, efendiler, müsade buyurursanız, size bir sual sorayım. Atatürk * Hitap için kullanılan sözcüklerden sonra kullanılır. Sayın Başkan, Değerli arkadaşım, Sevgili kardeşim, Efendiler, * Anlama güç katmak amacıyla kullanılan sözcükler arasında kullanılır. Kanun diye, kanun diye kanun tepelerdi. Tevfik Fikret c. Noktalı virgül (;) : *Cümle içinde virgül bulunan eşit bölümleri, türleri birbirinden ayırmak için kullanılır. Türkçeden, tarihten yedişer; fizikten, kimyadan beşer numara aldı. *Biçimce aynı, anlamca birbirine bağlı cümleler arasında kullanılır. Vatan için ölmek de var; Fakat borcun yaşamaktır. Tevfik Fikret Çok çalışmalıyız; çünkü başarının anahtarı çalışmaktır. d. İki nokta (:) : *Açıklanacak cümlelerden sonra kullanılır. Halk şiirinin türleri şunlardır: Koşma, semai, mani, türkü vb. * Yazıda karşılıklı konuşmanın başlayacağını, birisinin söze başlayacağını belirtmek için kulanılır. Dizdarbaşı: - Ali Usta dükkanı arayacağız, dedi. Koca Ali cevap verdi: - Niçin? Ömer Seyfettin * Edebî eserlerde karşılıklı konuşma bölümlerinde konuşan kişinin adından sonra kullanılır. Kavuklu: Anlayamadım Pişekar: Canım beni tanımadığına hayret ediyorum. e. Üç nokta (...) : *Tamamlanmamış cümlelerin sonunda kullanılır. Cümleye susma anlamı katar. - Anneniz nasıl oldu? - Onu dün... * Kaba sayıldığı için veya bir başka nedenden dolayı açıklanmak istenmeyen sözlerin yerine üç nokta konur. * Bir metinde alınmayan cümle veya bölümlerin yerine kullanılır. * Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayaline bırakıldığını göstermek için kullanılır. Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı... Faruk Nafiz Çamlıbel Onlarda neler neler var: Atlar,arabalar, uşaklar... f. Soru işareti (?) : *Soru anlamı bildiren cümlelerin sonunda kullanılır. – Beyim, dedi. Bunu satmıyor musunuz? – Hangisini? – Şu keçeyi canım! Kenan Hulusi Koray * Bilinmeyen yer, tarih vb. durumları belirtmek için kullanılır. * Bir bilginin kuşkuyla karşılandığı durumlarda kullanılır. Ankara’ya üç(?) saatte gelmiş. g. Ünlem işareti (!) : *Sevinç, coşku, heyecan, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerden sonra kullanılır. Ey Türk Gençliği! Yaşa! Varol! – Nasıl yaparsın bunu! * Seslenme ve hitap sözlerinden sonra kullanılır. – Ak tolgalı Beylerbeyi haykırdı: İlerle! Yahya Kemal Beyatlı * Bir söze alay, kinaye ve küçümseme anlamı kazandırmak içinde kullanılır. Çok bilgili (!) olduğunu söylüyor. Evi biriktirdiği (!) parayla almış. h. Kısa çizgi (-) : *Sözcükler bölünürken satır sonunda kullanılır. * Dil bilgisinde sözcüklerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır. baş-kan “başkan” baş-ar-mak “başarmak” baş-ak “başak” * Eski harflerle yazılmış metinlerdeki tamlama ve bileşik sözcüklerin Latin harflerine çevrilmesinde ögeleri ayırmak için kullanılır. Divanü Lûgati’t - Türk bi-çâre Hakimiyet-i Milliye menfaat-perest vb. * Bazı terim, kuruluş ve şehir adları arasında kullanılır. Eğitim-öğretim, ad-soyad Fen-Edebiyat Fakültesi vb. Türkçe- Fransızca Sözlük Ankara- İstanbul yolu vb. * Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır. 27 - 17 = 10 ı. Uzun çizgi (–) : *Satır başında konuşmaları göstermek için kullanılır. – Buraya yeni mi taşındınız? – Kaç yaşındasın? * Tiyatro eserlerinde konuşanın adından sonra kullanılır. SÜTÇÜ– Hanım abla kaç litre süt alacaksın? PİŞEKAR– Sana oraya git demedim, zihninden orasını bir geçir. KAVUKLU– Zihnimin gözü ufaktır geçmez efendim. i. Tırnak işareti (“...”) : *Herhangi bir metinden ya da başka bir kişiden alınan bölümleri ve sözleri göstermek için kullanılır. Deveye, “Neden boynun eğri?” diye sormuşlar. O da “Nerem doğru ki?” demiş. * Özel olarak belirtilmek istenen sözleri göstermek için kullanılır. Tam bir cümlenin sonuna “nokta” konur. j. Ayraç (Parantez) ( ( ) ) : *Cümlenin yapısıyla ilgili olmayan açıklama ve sözler ayraç içine alınır. Bilim, teknik (uygulayım) alanındaki yayınlar... * Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır. Kavuklu- Pekâla (Düşünür.) Buldum, ne olacak? k. Kesme işareti ( , ) : *Özel adlardan sonra getirilen iyelik ve hâl eklerini ayırmak için kullanılır. Atatürk’ün doğduğu ev. Ankara’nın kuzeyinde Çankaya Köşkü’ne Çalıkuşu’nda Ancak kurum ve kuruluş adlarında; akım çağ ve dönem adlarında; ay ve gün adlarında ve deyimlerde geçen özel adlarda kesme işareti kullanılmaz. Türk Dil Kurumuna Açıköğretim Lisesi Müdürlüğüne, Türk Halk Edebiyatının, Millî Edebiyat Akımının, 23 Nisanda, Alinin külahını Veliye (giydirmek) vb. Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekle kesme işaretiyle ayrılmaz. *Yabancı özel adlardan sonra getirilen çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır. Nice’ler (Nisler) Bordeaux’lu (Bordokslu) *Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. MEB’in, TDK’nin, TV’ye kğ’dan, mm’yi, cm’den *Cümlede rakamları ayırmada kullanılır. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi. 2’inci kat, 1972’de doğdum. 1966’dan 2002’ye kadar İstanbul’da oturduk. * Manzum yazılarda ölçü gereği düşürülen harfin yerine kullanılır. Şu karşıki yüce dağlar Acep bizim dağlar m’ola? Kara yaslı benim anam Oğul der de ağlar m’ola? Sümmani ÖZET En geniş anlamıyla konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne söyleyiş (telaffuz) denir. Dar anlamıyla söyleyiş dil seslerini çıkarma olayıdır. Ses için gerekli olan hava solunum organlarınca sağlanır. Soluk alma verme sırasında ciğerlere hava dolup boşalır. Ciğerlerden gelen hava gırtlaktaki ses tellerine çarpar ve onları titreştirir.Titreşen hava daha sonra sese dönüşür. Konuşmada ses tonu ve vurgu önemlidir. Bunlar yazıda noktalama işaretlerinin yerini tutar ve sözün anlamını ve etkisini artırır. Türkçede 8’i ünlü 21’i ünsüz olmak üzere 29 ses vardır. Seslerin gösterildiği işaretlere harf, harflerin hepsine birden alfabe denir.Ünlüler dilin, alt çenenin ve dudakların durumuna göre üç türde sınıflandırılır. Ünsüzler ise boğumlanmalarına,sürekli söylenme durumlarına, yumuşak ve sert oluşlarına göre sınıflandırılır. Türkçenin en belirgin özelliği ünlü uyumuna uymasıdır. Ünlüler de büyük ünlü ve küçük ünlü uyumu olmak üzere ikiye ayrılır. Aynı özellik ünsüzlerde de görülür. Ünsüz uyumları; ünsüz benzeşmesi ve sert ünsüzlerin yumuşaması olmak üzere ikiye ayrılır. Türk alfabesinde sözcüklerin yazımının belirli kuralları vardır. Büyük harfler cümle başlarında, dize başlarında, özel isimlerde, gazete, kitap ve dergi adlarının başında kullanılır. Ek olan- ki, -de kendilerinden önceki sözcüğü bitişik; bağlaç olan ki ve dahi anlamına gelen ve bağlaç olan de ayrı yazılır. Soru edatı olan mi ise daima ayrı yazılır. Birleşik sözcükler en az iki sözcüğün araya ek almayacak kadar birleşmesiyle oluşur. Noktalama işaretleri duygu ve düşüncelere anlam değeri katar; sözün etki gücünü artırır. Belli başlı noktalama işaretleri şunlardır: Nokta (.), virgül (,), noktalı virgül (;), iki nokta (:), soru işareti(?), ünlem işareti (!), parantez (()) vb. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


